11 Ekim 2011 Salı

Bizim bez paraları artık cepte...

Bizim bez maceramız 4 ağustos gibi başladı.. Ben sanırım biraz sakinim bu bırakma bıraktırma konularımda oğlumda en az benim kadar rahat şükür.. Anne sütünü bırakmada emziği bırakmada biberenu bırakmada çok yardımcı olduk birbirimize, kolay oldu şükür. Okuyoruzya hazır olunca zaten belli olacak vs diye.. Çokta belli olmadı yağızın ulu orta herkesin içinde yapardı kakasını hiiiç kokuya ıkınmaya umursamadan rahat rahat herkesin gözünün içine baka baka..
Yaz başı babasıyla benle birlikte tuvalet rehberliğimizi başlatmıştım ama hani öyle bezi bıraksın diye değil bilsin tuvalet neresi ne işe yarıyor diye.. Kendince bizimle takılıyordu tuvalette lazımlığı oturak yada tabure olarak kullanıyordu pek bir icraatı yoktu. Çocuğa bir akşam ilham geldii. Anne çişim geldi dedi ben tabi ağzım açık mest durumda tuvalete, evet oturdu yaptı çişini sonra o akşam bez bağlamadım 2 saatten fazla bezsiz gezdi arada sordum çişin varmı gelince söyle yine çişi tuvalete gönderelim gitsinler diye.. O akşam birkaç kez yaptı ama tabi biri tuvalete ise diğeri salona :)
Sonraki günler her akşam bez bağlamadan geçti akşamımız bazen söyledi bazen altına yaptı bazen söyledi giderken tutamadı gibi. Haftasonu evde olduğum gün tüm günü bezsiz geçirdik anlattım tabiki sende bizim gibi tuvalete yapıyorsun artık altında bezin yok tuvaletin geldiğinde hemen gel yapalım abisin artık sen büyüdün dedim ogünüde tabiki kazalı geçirdik o günden sonraki günleride..
O haftasonundan sonra evde olduğu süre içinde hep bezsiz gezdi dışarı çıkarken ve geceleri bez bağlandı ilk gün rica ettim anneme ve k.valideme çok sık değil ama yarım saat yada 45 dk bir çişin varmı diye soralım 1 hafta kadar sordular sonrasında ise sormayı bırakmalarını rica ettim yağızın yanındada söyledim yağıza sormanıza gerek yok o artık büyüdü çişi ve kakası geldiğinde söyleyebilir diye.. evet ben büyüdüm diye tastikledi onayladı taki 10 gün öncesine kadar arada kaçırmalar kazalar oluyordu özellikle kakada son 1 haftadır kazalar nerdeyse sıfıra indi. Şimdi kaka çiş hepsini söylüyor koşturarak tuvalete gidiyoruz.. 2 yaş 2,5 ayda bizim çiş kaka mevzusu tamamdır..

Dün gece de 5. gecemizdi bezsiz geçen beş gecede bir defa altına yapmış onda benimde hatam var yatmadan önce dalgınlığıma geldi tuvalete götürmedim.. İlk gece uyandırmaya korktum 2. gece altına yaptığı için üstünü değiştirdim tekrar tuvalete götürdüm yatırdım ve uyudu sonraki geceler uyanıp tuvalete mutlaka bir kez götürdüm. Böylece yaklaşık 2 ay sonra nerdeyse bezsiz günlerimiz başladı.. Çok şükür
Tabiki bu yağızın bez bırakma tekniği oldu her çocuk farklı her anne farklı herkesin  yöntemi farklı olabilir ama ben yağızda yaptıklarımı kısaca özet geçeyim belki işine yarayanlar olur..


Çok üstüne düşmek hırs yapmak üstelemek tam ters tepki verebiliyor ben ne kadar rahatsam o da o kadar rahat oluyor..
Bence çocuğun hazır olması çok önemli annenin hazır olması bir işe yaramıyor maalesef..
2 yaştan önce yada hemen sonra tuvalet herberliği yaptık biz, gösterdik anlattık..
O hazır olduğunda ben,anane ve babanneninde hazır olduğunu anlayıp operasyona başladık en önemlisi pes etmedik gündüz bez bağlamadık sağolsun yağızda çok inat yapmadı..
Dışarı çıkarken bez bağlarken her defasında söyledim belki tuvalet bulamayız diye bağlıyorum senin tuvaletin gelirse sen yinede söyle diye..
Birkaç kez dışında altına yaptığında sakin davrandım olur böyle şeyler sileriz temizleriz bir dahakine yetişirsin diye ekledim..
Çocuğu çok bunaltmadan sadece çişe tuvalete odaklayıp öğreninceye kadar onu baskı altında tutmamaya çalıştık hep birlilte.. Belki yardımı olur bizimle aynı arifede olanlara..

Zamanı gelen her çocuğa bezsiz günler diliyorum :))

8 Ekim 2011 Cumartesi

Hu huu..

İsteyerek bilerek yazmayanlardanım bugünleri hatta bu ayları.Yazmaktansa okumak daha çok zevk veriyor şu zamanlarda belki bu yazıyı yazıp yeniden byes diyebilirim bir süre yada tekrardan istikrarlı şekilde yazabilirim..Bilmiyorum şuanda tek istediğim minik sincap tatlı balık yağız oğlanın bugünlerde yaptıkları gelişimi vs. yazmak Burası benim hatırlama köşem ya unutmayayım taze kalsın diye.


Çok çok mızmızlayan çok çok konuşan ota b. ağlayan ama çok tatlı bıcır bıcır bişey oldu bugünlerde. Sabah gözünü açıyor kendi kendine konuşarak gece gözlerini kapatıyor kendi kendine konuşarak yani tüm gün bıdır bıdır birşey anlatıyor..
Derdini sıkıntısını taleplerini istemediklerini istediklerini anlatacak kadar konuşuyor şükür bazen 4 kelime birleştiriyor güzel cümle kuruyor. En çok sevdiğim kelimesi ok. Anne uyudum ok (uyumak istemiyorum) anne yedim ok (yemek istemiyorum ) olumsuz eki yok yağızda şuanda..


Koca adam gibi söz dinliyor anlıyorki her söylenene tamam evet hı diyor.. Sohbet ediyor kızıyor bağarıyor bildiğin bir birey daha var evde..


Gündüz tamamen bezsiz geziyor dün gecede bezsiz yatırdım sabah kuru kalktı dışarı çıktığında bez bağlıydı geçen gün kipadayız çişim geldi dedi annecim bezin var altında yapabilirsin tuvalet olmayabilir burda dedim anne hayır çişim geldi dedi tekrar ozaman eve gidinceye kadar tut çişini dedim beklemeyi tutmayı öğrensin diye sustu.. Tam çıkıyoruz anne çişim geldi dedi tekrar baktım olmayacak aaa bak burda varmış tuvalet görmemişim dedim babasıyla aldılar wc nin yolunu çok hoşuma gitti. Bakalım şimdilik hayat bezsiz daha güzel diyoruz..
Boya yapmayı, kepçe iş makinaları ile oynamayı kitap okumamı kayu izlemeyi çiçek sulamayı toprakla oynamayı çok seviyor buara.
Pek paylaşımcı değil bu aylarda normal olarak herşey onun herşeye o karar vermek istiyor istediği olmayınca eğer çok kızdıysa elindekini atıyor. Arada krizleri oluyor ama ilgisini başka şeye çekerek yada onu değil ama bunu yapalım diyerek sakinleşiyor..

Yağız oğlan maceralarına bir yenisini daha ekledi.. Dün sabah odasına girdi kapıyı kapattı tokmağın sesini duydum yanına gitmemle kapının kapanması kilitlenmesi bir oldu.. Tokmağı çevirirken sanırım kilidine bastı böylelikle balkon kapılı 3. katta olan odasında kilitli kaldı. Neyseki kilit kırıldı kapı açıldı. Kapı açıldığında en köşeye tünemiş anne korktum diye ağlağan bir can vardı eli yüzü kıpkırmızı ağlamaktan anne bida aptım yok diye diye ağladı sarıldı kıyamam ben sana bu korku sanada bana da yetti
Bugünlük bizden haberler bunlar..

9 Ağustos 2011 Salı

Buara en basit şeylerden çok mutlu oluyorum..

 En küçük şeyden balkonu yıkadıktan sonra çıkan temizlik kokusundan yıkarken çiçekleri sulamaktan suladıktan sonra çiçeklerin hemen canlanmasından yağızın balkondaki sulara şap şap ayaklarını vurmasından akşamları kocayla o temiz balkonda içilen yorgunluk kahvesinden yağızın 4 gündür günün çoğunluğunu hatta bütün günü bezsiz geçirmesinden ben evdeyken anne çişim geldi demesinden çişini yaptıktan sonra yüzündeki gülümsemeden yaşasın demesinden, sabah ezanına uyandığımdan, ezan sesini duyduğumdan, sabah o serinlikte ohh mis gibi uyuduğumdan çok mutlu oluyorum..
Deli annem yazıyorya mutluluk dersleri, bugün bende yazayım dedim kendime hayatta ne kadar çok mutlu olduğum şey var onu hatırlatmak istedim kendime gerçektende ben buara bu yukarda yazdığım şeylerden çok mutlu oluyorum.. Şükürler olsun..


3 Ağustos 2011 Çarşamba

Yeni görünüm..

Değişiklik istedim blogda . Nasıl olmuş..


Ben hala kendi bloğuma yorum yazamıyorum ve yazı karakterimi burda kayıtlı olanlardan farklı olmasını istiyorum nasıl olacak o bilen var mı??

1 Ağustos 2011 Pazartesi

Ucak oldum uctum...

2 yaşına kadar şükür ki abartılacak bir düşme kalkma durumumuz olmadı çokta zırt pırt düşen bir çocuk olmadı biraz temkinlidir garanticidir gözükaradır ama emin olduktan sonra.. 2 yaşına girdiği saatlerde 9 aylıktan beri çıktıp indiği merdivenlerden aşağıya yaklaşık 8-10 basamak kadar uçak gibi uçup aşağıya çakıldı bakmayın böyle şakacı konuştuğuma neler hissettiğimi azçok bilirsiniz. Öldüm bittim gittim ben biraz soğuk kanlıyımdır bu durumlarda ama o gün pek sıcak kanlı oldum ben telaşlasınca o daha da çok ağlamaya başladı sonra hemen toparlanınca herşey normale döndü, çok şükür birşeyi yok... Ertesi gün nasıl düştün uçtun aşağıya diye bir konuçma geçti aramızda.. Arkasından babam aradı konuşuyorkar dedesine düştüm ucak oldum uctum diye anlatıyor babamda ne diyor bu dedi.. Ucak olmuş uçmuş..
Kaşı gözü sağlam ama o günden beri rekor kırıyor hemen hemen hergün düşüyor bir yerlere vuruyor..

Yeni annelere bu konuda bazı önerilerim var.. Çocukların düşmesinde veya küçük kazalarda neler hissedildiğini hepimiz biliyoruz elf in tabiriyle kalbimiz kıyma makinasına giriyor kıyılıyor kan basıncımız düşüyor bayılacakmış gibi oluyoruz elimiz ayağımıza dolaşıyor mahfoluyoruz evet bunların hepsinin bende fazlasıyla hissediyorum ama elimden geldiğince hissettirmiyorum.. Çünkü biz panikledikçe onların telaşları artıyor daha da çok ağlamaya başlıyorlar hatta çoğunlukla krize giriyorlar ağlamaktan bazen acılarından değil telaşlarından bizi öyle gördüklerinden ağlıyorlar..
Çok zor ama olabildiğince soğukkanlı yaklaşıp gerilimi ona hissettirmeden evet düştün canın acıdı ama geçecek şimdi krem sürelim buz tutalım bakalım geçecekmi vs diye yaklaşınca ve biraz konudan uzaklaşınca daha çabuk sakinleşiyor ben genellikle farklı konular hakkında birşeyden bahsedip orasında burasında birşey varmı diye iyice kontrol ediyorum o sakinleşirken normale dönerken bende normale dönüyorum.. Ah vah tüh evladım ne oldu gittimş bittimi diye yaklaşıldığında olay krize dönüşebiliyor...
Tabiki herkesin yapısı bir değil herkes aynı değil ama elimizden geldiğince sakin olursak daha çözümsel olursak herşey daha çabuk iyileşiyor..

26 Temmuz 2011 Salı

Bugün senin doğum günün..

Bugün senin doğum günün..



Dün gibi aklımda unutmak mümkün değiil sabah telaşla kalktım son saatlerin dedim bendeki, bana bağımlı yaşadığın son saatlerin son dakikaların bağımız kopuyor dedim gidiyorsun benden..

Evi topladım, tekrar eşyalara göz attım eksik varmı diye eksik olsa ne olacak sanki ama telaş işte, çiçekleri suladım tamam hazırım dedim. Kendim kullanayım arabayı dedim yok dedi baba bugün ben kullanayım 9 ay hamilelikten eser yoktu son saatlerde bari hamileymişsin gibi davran dedi peki dedim, oturdum yan koltuğa doğru sana kavuşmaya...
Son bana bağlı fotoğrafında belliydi nasıl olacağın, kime benzeyeceğin, ne kadar çirkin olacağın..

Çok ağladın haklıydın bende yaşadığın 9 karanlık dar aydan sonra çok ağladın..Sonra yanıma geldin, sustun ben ağladım..
Seni gördüğüm ilk saniyede çok çirkinsin dedim sana çirkinsin ama benimsin, benimlesin.. Hoşgelmişsin aramıza..

Beni anne yaptığın o gün değişti hayat bende..

İyiki doğdun. Doğum günün kutlu olsun. Şansın bahtın hep açık olsun..







.

IsTaNbUl 1

Döndük evimize 5 gün oldu hatta, çok tembel oldum ben bu blog konusunda okuyorum yorum yazıyorum ama kendi bloguma yazamıyorum..
Hem tatil hem düğün hem sağlık nedenlerinden dolayı istanbuldaydık.. İlk gittiğimiz gün düğüne ertesi gün göz doktoruna diğer günlerdeyse gezmelere..
Babamın göz kontrolü aynı zamanda benim göz kontrolüm içim hastaneye gittik babam gayet iyi şükür.. Ben ise sol göz 2 numadanda fazla miyop sol gözde ise retina duvarında incelme varmış.. Sol gözümden lazerle küçük bir operasyon oldu sağ göz içinse yine lazerle operasyon için zaman belirledik.. Gözlükten kurtulacağım inş. Aralık gibi..
Gezmeler anlatılmakla bitmez güzel anılarla döndük..
dev akvaryumu ziyaret ettik, boğaz turu yaptık, çok alışveriş merkezini ziyaret ettik, telli babada dua ettik, beylikdüzü pazarını gezdik..