1 Mart 2013 Cuma

Bugün Yağız yarım gün kreşli oldu..

Çok yalancıyım biliyorum yazıcam deyip yazmıyorum. Bugünlerde yağızla yaşamla ilgili sıkıntılar olduğundan yazmaktan yana değil okumaktan yana oldum. 4 yaşa 4 ay kala hayatımızda stressli günler geçiriyoruz bu günler Yağıza mı yansıyorda yağız hırçın ve sinirli oluyor yoksa yağızın bu durumu bize yansıyıp biz mi stressli ve gergin oluyoruz henüz bilemedim..

Evet ben yağız 2 yaşındayken çalışmaya başladım yağıza ananesi ve babannesi dönüşümlü olarak baktılar hemde çok güzel baktılar sağolsunlar fakat geçen sene işyeri açmamız ve işleri biraz büyütmemiz nedeni ile işi bırakmak istiyordum tesadüfende ben işi bırakmadan önce benim işime son verildi her şerde bir hayır vardır lafı burda tam bize uydu..3 ay önce işten ayrılıp eşimle birlikte kendi işimizin patronu olduk. Ne zamanki ben işi bıraktım yağızı arada iş yerimize getirmeye başladık yağızda değişiklikler olmaya başladı belki 4 yaş sıkıntıları idi tesadüfen bu zamana denk geldi bilmiyorum. Hareketli olan çocuk süper hareketli azcık hırçın olan çocuk süper hırçın olmaya başladı. Aslında biliyordum sıkıntısını ben artık arkadaş istiyordu kendine oynamak için babannesi ananesi ve dedeleri ona yetmedi doğal olarak. Kışa kreşe gitmesini istiyoruz ama ozamana kadar birşeyler yapmam gerekiyordu hem onu hem kendimizi kurtarmak açısına bizim kurtulmamız şöyle ben kendi kendimi yiyordum akşamdan akşama 2-3 saat görüşebiliyorduk ve ciddi anlamda oyun istiyordu ve söylüyorduda artık sıkıldığını arkadaş istediğini krei araştırdım geçen haftalarda haftada birkaç gün yarım gün gidip oynayabileceği enerjisini atabileceği arkadaş edinebileceği normal bir kreş. Buldukta hemen müdürüyle görüştüm telefonda sonrasında yağızı alıp gittim o okulda takıldı ben konuştum. Karar verilmiştir daha öncede birkaç tanesi ile görüşmüştük ama içime içine sinen yer orası olmuştu.

Bu hafta 3 gün üst üste 1 er saat gittik o sınıfta oyun oynadı ben yemekhanede nöbet tuttum..:)1 er kez beni sormuş bence orda olduğumdan emin olmak için beni görmek istedi ve bir sorunda ders konusu oldu 2 günde oyun oynamadan derse geçtiklerinde beni görmek istemiş.Aynı zamanda pedagog olan müdürn açıklaması henüz oyuna çok aç olduğu için ders ona ters geliyor sıkılıyor oyun oynamak daha eğlenceli geliyor ki nitekim evdede boyama yapmayı sevmiyor..

 Dün sabahtan gelsin ve siz beklemeyin bakalım ne olacak ancak ozaman görürüz dedi. Öğle yaptık akşam anlattım sabah bırakacağımı öğle yemekten sonra gelip onu alacağımı sabah bıraktım kapıda bakmadı bile arkadaşları görünce bende üstelemedim öğlen görüşürüz hoşçakal dedim çıktım biraz önce müdürle görüştüm herşey yolundaymış şuana kadar bakalım nasıl geçecek kreşte ilk günü.. pazartesiden itibarende haftada 3 gün yarım gün oğlan kreşli olacak..

4 yaşa doğru hırçınlıklıklarıda diğer yazıda anlatayım yaklaşımım nasıl oduğunda herşeyin birkaç günde yoluna girdiğini de benim nasıl delirdiğimi de..
sevgiler...

28 Kasım 2012 Çarşamba

ses 1 2


Yine en son nisanda yazmışım ben ne kötü.. Kendi bloğuma yazmıyorum ama diğer bloger arkadaşlarımı hep takip okuma halindeyim.. hala çok aktif olarak yazma isteği yok içimde inş. yazarak olur.
Nisandan beri ise hayatımızdaki çok aşırı değişiklikler olmadı.. Yeni olan şeylerse 6 ay önce yeni bir işyeri açmamız, geçen hafta işi bırakmam ve  yağızın bu ay 40 aylık oluşu oldu.
Yağız mı yağız kocaman koca adam oldu.. yağızın marifetleri ve değişimleri sonraki yazıda inş.

Yok yok ben özlemişin yazmayı anlatmayı..

sevgiler..

5 Nisan 2012 Perşembe

Başlıksız olsun..

3 ay olacak nerdeyse yazmayalı.. Merak eden soran herkese teşekkürler.. İyiyiz. Her çalışan anne gibi ev ve iş hayatı arasında mekik dokumakla meşgulum ben.. Yağız oğlanda iyi bugünlerde.
Geçen hafta nedensiz yere ateşlendi Pazar sabahı şurupla normale döndü gecemiz kötüydü şurup banyo soyunma sadece 1 saat işe yaradı sabaha kadar nöbet tuttuk sabah oluncada hastaneye ordada aynı işlemler banyo yaptırdılar soydular yok ancak serumla düşebildi ateşi. Bademcikleri enfeksiyonu. Ağzının içi sadece 1 günde fena hale gelmiş. Neyseki birkaç gün daha devam etti ateş ilaçlarla 3-4 günde iyileşti şükür. Şimdi iyi.
Hergün sabahtan akşama kadar bilgisayar başındayım ama elim bir türlü bloga yazı yazmaya gitmiyor.. Hepiniz iyisinizdir umarım.

Sevgiler

17 Ocak 2012 Salı

Alerjik astım

Yine belirdi bizde bu hastalık. Pazar gecesi başladı öksürmeye hafif hafif hemen zenceflli bal verdim, yatmadan nebulizatör ile ventolin işe yaramadı üstüne birde istifra edince eyvah dedim yattığında 21:30 du uyuyabildiğinde ise 23:30 bugün biraz daha iyi.
Gece yatağa yatınca daha çok artıyor öksürük.
Perşembe doktor kontrolümüz var bakalım ozaman kadar toparlar inş kendini. Aynı rahatsızlıkla uğraşan varsa paylaşsın lütfen benimle bilgilerini.

Sevgiler..

11 Ocak 2012 Çarşamba

30. aya girerken küçük adam


Sorunlu iki yaş sıkıntıları aman başlamadı şükür yok derken hoop bizim eve girdi.. Gündüzleri anane babanne akşamları anne olarak ben işkence çekiyorum.. En çok sıkıntım istediği şeyi ağlayarak bağırarak istemesi fazlaca agresif olması kızınca kendini yerden yere atması arada uykusuz olunca zarar vermeyecek şekilde kızdığı kişiye vurması (nadiren) Buara bu yaşta olanların yaşadığı gibi yani.
Biz olabildiğince sakin olmaya çalışıyoruz arada bunu koruyamıyoruz tabiki.. Genelde açıklayıcıyız herşeyi anlatıyoruz. Belirli kurallar var dışına çıkmıyoruz çıkmamaya çalışıyoruz. Hayırsa hiç bir zaman evet olmuyor bir kez izin verilen şeyin devamı isteniyor çünkü net olmaya çalışıyoruz. Yapma koyma koşma dan ziyade yavaş koşalım onu değil bunu oynayalım bunu böyle yapalım diyoruz. Onun tercihlerini soruyoruz önem veriyoruz hoşuna gidiyor. Toplamak istiyorsan dağıt diyoruz mesela ağlayarak konuştuğunda ağladığın için anlamıyorumki seni yardım edeyim anlamıyorum diyoruz.. gibi


UYKU
Evde olupta uyumadığı hiç olmamıştır Yağızın ilk kez dün babannesinin tüm çabalarına rağmen uykum yok uyumıcam demiş ve uyumamış tabi akşam 7 de görüştüğümüzde uykusuzluktan perişan saçmalayan hırçın bir adamla karşılaştım ben ki akşamları nadirdir bu durum.. Azcık boyayla oyuncakla oyalandı banyo süt doğru yatak..
Şanslı annelerdenim ben uyku konusunda çok şükür mahaşallah.. Saat en geç yaz kış mevsime göre değişiyor tabi gece en geç 22:00 bizim evde küçük adam yatakta uykuda olur benim (bizim) için sakinlik dinginlik keyif zamanı başlar.. Ama buara uyumak istemiyor aslında istiyor ama uyuyamıyor. Yatağına yattıktan sonra bilmem kaç defa susar, bilmem kaç defa çişi gelir, anne bi gelsene, anne bi sarılsana, anne gel sev beni ile bazen 1 saatten fazla zaman geçiyor bana gelenler geliyor  sebepsiz yere olunca sabır pek kalmıyor iniyorum çıkıyorum iniyorum çıkıyorum.. Önce söylensin dursun dedim baktım daha fena oluyor sonra isteklerine cevap vermeye çalışıyorum. Mantıklı açıklamalar yapıyorum uyku saati geldi uyuyalım geç oldu anne yorgun yağızda yorgun gibi bazen işe yarıyor bazende daha çok çileden çıkıyor bende ne yapacağımı şaşırıyorum.
Buara uykuya dalıncaya kadar yanında kalıyorum sonra odadan ayrılıyorum en kolay çözüm bunu buldum..


YEMEK
Yemek seçmeyen ne versen yiyen bir bireydi kendisi. Şimdilerde görüntüsünü beğenmediği şeyi asla ağzına sokmuyor en büyük problem kahvaltıda süt ve yumurta dışında doğru düzgün yediği içtiği bişey yok bazen keyfine göre peynir yiyor okadar. Hergünde peynirli omlet yenir mi yediril mi yahu ?? Nerde tereyağ nerde zeytin nerde tahin pekmez..Çözümü olan yazsın allah aşkına..


OYUN
Biliyorum çok uzun süre bir oyuncakla oyalansın diye beklemiyorum henüz pek dikkatini vermiyor. En iyi oyun arkadaşı bu ara minderler ve kab kacaklar.. Yemek yapıyor ev yapıyor getiriyor ikram ediyor..
Arabalarla oynuyor, en çok kepçe ve kamyonla sözde kum taşıyor götürüyor ama çok uzun değil.


OYUN ÇEŞİTİ
Akşamdan akşama 2- 2,5 saat görüştüğümüz için öyle janjanlı aktiviteler yapamıyoruz maalesef kendi çapımızda bişeylerle oyalanıyoruz..
İlk kez makas verdim eline zararsız olanlardan kağıt kesti, kestiklerini yapıştıralım oyun yapalım diye çabaladım ama pek oralı olmadı. Kesmek daha eğlenceli geldi kağıtları kırptu durdu okadar devamı gelmedi.. Biraz geçsin tekrar bir çalışma yapmalı..
Sulu boya aldım sulu şeyleri hep sever. Biraz ilgisini çekti bardağı kaldırıp suyu içmeye kalktı ama yakaladık :) istediğinde oturup boyuyor..
Keskin olmayan pilastik bıçakla sosis doğradı geçen pazar çok keyif aldı güzelde kesti haa..
Çamaşır asmama yardım ediyor, bazen yer siliyor süpürüyor, çiçekleri suluyor, yemek karıştırıyor gibi evsel oyunlar oynuyoruz arada..


ARKADAŞ
Normal olarak kendi yaşından büyüklerle oynamayı daha çok seviyor sorun çıkarmıyor. Bazen takarsa birşeye paylaşamıyor bırbır söyleniyor kızıyor onun dışında arkadaş problemlerimiz çok yok, belkide doğduğundan beri kendinden 4,5 ay büyük olan Nille birlikte oynadığı çok sık birlikte olduğu için.


BU AYA NOTLAR
Çok güzel zıplıyor artık,
merdivenleri kendi başına rahatlıkla inip çıkıyor,
tabure tarzı şeyleri başarı ile taşıyor bir yere çarpmadan vurmadan.
Yemeği uzun zamandır kendi başına yiyor
Bez yok arada gece kaçırmaları oluyor nadir olarak.
Çok meraklı herşeyi soruyor bu ne? neden? noldu? nerde ?en çok kullandığı kelimeler ha birde ben büyüdüm..
Birkaç çocuk şarkısını fena değil şekilde ezbere biliyor
Kendi kendine çok konuşuyor söyleniyor şarkı uyduruyor
10 kadar sayıyor arada fireler veriyor
Konuşması fena değil herkese derdini anlatıyor..
Çok inatçı dediğim dedik..


Aklıma gelenler bunlar bugün, şimdi eve gidiş saati geldi size iyi akşamlar bol huzurlu mutlu dingin zamanlar..


sevgiler..

15 Aralık 2011 Perşembe

Söz veriyorum kar daha çok olacak..

Çok kızıyorum kendime. Sabırsızlığıma, düşüncesizliğime, çabuk parlamama, kızdığım şeylerin acısını sincaptan çıkartmama, çok kızıyorum. Bugün yazıyorum kendime ders olsun diye birşey söylerken bir şeye kızarken düşünerek yapmaya kendi kendime söz veriyorum,daha çok şükretmeye daha azla yetinmeye ve en önemlisi birşey için bir kişi için yapılan şeylerden, iyi kötü, maddi manevi bir karşılık beklememeye.
Neyse o neysem o.
Mutlu anne mutlu çocuk unutmamalıyım..

Düşündüğümüzde dert edecek o kadar çok şeyimiz varki ama yine düşündüğümüzde dert ettiğimiz şeylerin dert olmadığını anlayabileceğimiz çok şey de var.. Niye dertlendim o bende kalsın
Ben her blogu açtığımda bu yazıyı okuyayım her okuduğumda hatırlayayım dertlenmeyeyim. Benim aynam var karşımda her gün baktığım oğlum. Ben neysem biz neysek o da o. Söyleneni değil gördüğünü öğreniyor, yapıyor.
Kızmamam lazım ona anlamam lazım. Her anne gibi arada olan annelik vicdan muhasebesi yapıyorum ben bugün. Bu günkü muhasebem biraz canımı acıtıyor keyifsizlendiriyor beni. Geceden başladı keyifsizliğim gün boyudur sürüyor belki yazdıkça rahatlarım dedim. Herzaman olduğu gibi yazarak daha rahat anlatıyorum gönlümdekileri ben.
Bugünkü keyifsizliği sadece sincapa yüklememek lazım onuda unutmayayım genel bir keyifsizlik bu. Belkide günlerdir içe atışların keyifsizliği, yetememe düşüncesinin keyifsizliği, işe yaramıyorum hissi keyifsizliği..Bilmiyorum dedim ya kızıyorum kendime uzun bir sürenin toplu vicdan muhasebesi galiba kar dan çok zarar var bu ara..

Söz veriyorum bir dahaki hayat muhasebesinde ve annelik muhasebesinde kar daha çok olacak..

Sevgiler...

17 Ekim 2011 Pazartesi

Sonbaharı yaşamadan kışı gördük..

Sabah kapıyı açtık birlikte Yağız oğlanla anne üşüdüm çok soğuk uuuu dedi. O kadarda soğuk değil oğlum dedim, ama tedbiri elden bırakmadım oğlumu dinledim kısa botlarımı giydim.. İyiki giymişim buuzzz gibi bir hava var Bodrumda öyle böyle değil dün daha t-shirtle gezenler bugün montlarla botlarla..
Birgün arayla daha sonbaharı yaşamadan kışı gördük hadi hayırlısı diyelim bu anormal mevsim geçişinden dolayı gelecek olan hastalıklara vs kapatalım kapılarımızı..

Sabah okudum yollar kapanmış kar yüzünden, heryer çok soğukmuş..  Babam dediki bu sene çok sert bir kış olacak..
Dışarıda çalışanların, ısınamayanların Allah yardımcısı olsun..

11 Ekim 2011 Salı

Bizim bez paraları artık cepte...

Bizim bez maceramız 4 ağustos gibi başladı.. Ben sanırım biraz sakinim bu bırakma bıraktırma konularımda oğlumda en az benim kadar rahat şükür.. Anne sütünü bırakmada emziği bırakmada biberenu bırakmada çok yardımcı olduk birbirimize, kolay oldu şükür. Okuyoruzya hazır olunca zaten belli olacak vs diye.. Çokta belli olmadı yağızın ulu orta herkesin içinde yapardı kakasını hiiiç kokuya ıkınmaya umursamadan rahat rahat herkesin gözünün içine baka baka..
Yaz başı babasıyla benle birlikte tuvalet rehberliğimizi başlatmıştım ama hani öyle bezi bıraksın diye değil bilsin tuvalet neresi ne işe yarıyor diye.. Kendince bizimle takılıyordu tuvalette lazımlığı oturak yada tabure olarak kullanıyordu pek bir icraatı yoktu. Çocuğa bir akşam ilham geldii. Anne çişim geldi dedi ben tabi ağzım açık mest durumda tuvalete, evet oturdu yaptı çişini sonra o akşam bez bağlamadım 2 saatten fazla bezsiz gezdi arada sordum çişin varmı gelince söyle yine çişi tuvalete gönderelim gitsinler diye.. O akşam birkaç kez yaptı ama tabi biri tuvalete ise diğeri salona :)
Sonraki günler her akşam bez bağlamadan geçti akşamımız bazen söyledi bazen altına yaptı bazen söyledi giderken tutamadı gibi. Haftasonu evde olduğum gün tüm günü bezsiz geçirdik anlattım tabiki sende bizim gibi tuvalete yapıyorsun artık altında bezin yok tuvaletin geldiğinde hemen gel yapalım abisin artık sen büyüdün dedim ogünüde tabiki kazalı geçirdik o günden sonraki günleride..
O haftasonundan sonra evde olduğu süre içinde hep bezsiz gezdi dışarı çıkarken ve geceleri bez bağlandı ilk gün rica ettim anneme ve k.valideme çok sık değil ama yarım saat yada 45 dk bir çişin varmı diye soralım 1 hafta kadar sordular sonrasında ise sormayı bırakmalarını rica ettim yağızın yanındada söyledim yağıza sormanıza gerek yok o artık büyüdü çişi ve kakası geldiğinde söyleyebilir diye.. evet ben büyüdüm diye tastikledi onayladı taki 10 gün öncesine kadar arada kaçırmalar kazalar oluyordu özellikle kakada son 1 haftadır kazalar nerdeyse sıfıra indi. Şimdi kaka çiş hepsini söylüyor koşturarak tuvalete gidiyoruz.. 2 yaş 2,5 ayda bizim çiş kaka mevzusu tamamdır..

Dün gece de 5. gecemizdi bezsiz geçen beş gecede bir defa altına yapmış onda benimde hatam var yatmadan önce dalgınlığıma geldi tuvalete götürmedim.. İlk gece uyandırmaya korktum 2. gece altına yaptığı için üstünü değiştirdim tekrar tuvalete götürdüm yatırdım ve uyudu sonraki geceler uyanıp tuvalete mutlaka bir kez götürdüm. Böylece yaklaşık 2 ay sonra nerdeyse bezsiz günlerimiz başladı.. Çok şükür
Tabiki bu yağızın bez bırakma tekniği oldu her çocuk farklı her anne farklı herkesin  yöntemi farklı olabilir ama ben yağızda yaptıklarımı kısaca özet geçeyim belki işine yarayanlar olur..


Çok üstüne düşmek hırs yapmak üstelemek tam ters tepki verebiliyor ben ne kadar rahatsam o da o kadar rahat oluyor..
Bence çocuğun hazır olması çok önemli annenin hazır olması bir işe yaramıyor maalesef..
2 yaştan önce yada hemen sonra tuvalet herberliği yaptık biz, gösterdik anlattık..
O hazır olduğunda ben,anane ve babanneninde hazır olduğunu anlayıp operasyona başladık en önemlisi pes etmedik gündüz bez bağlamadık sağolsun yağızda çok inat yapmadı..
Dışarı çıkarken bez bağlarken her defasında söyledim belki tuvalet bulamayız diye bağlıyorum senin tuvaletin gelirse sen yinede söyle diye..
Birkaç kez dışında altına yaptığında sakin davrandım olur böyle şeyler sileriz temizleriz bir dahakine yetişirsin diye ekledim..
Çocuğu çok bunaltmadan sadece çişe tuvalete odaklayıp öğreninceye kadar onu baskı altında tutmamaya çalıştık hep birlilte.. Belki yardımı olur bizimle aynı arifede olanlara..

Zamanı gelen her çocuğa bezsiz günler diliyorum :))

8 Ekim 2011 Cumartesi

Hu huu..

İsteyerek bilerek yazmayanlardanım bugünleri hatta bu ayları.Yazmaktansa okumak daha çok zevk veriyor şu zamanlarda belki bu yazıyı yazıp yeniden byes diyebilirim bir süre yada tekrardan istikrarlı şekilde yazabilirim..Bilmiyorum şuanda tek istediğim minik sincap tatlı balık yağız oğlanın bugünlerde yaptıkları gelişimi vs. yazmak Burası benim hatırlama köşem ya unutmayayım taze kalsın diye.


Çok çok mızmızlayan çok çok konuşan ota b. ağlayan ama çok tatlı bıcır bıcır bişey oldu bugünlerde. Sabah gözünü açıyor kendi kendine konuşarak gece gözlerini kapatıyor kendi kendine konuşarak yani tüm gün bıdır bıdır birşey anlatıyor..
Derdini sıkıntısını taleplerini istemediklerini istediklerini anlatacak kadar konuşuyor şükür bazen 4 kelime birleştiriyor güzel cümle kuruyor. En çok sevdiğim kelimesi ok. Anne uyudum ok (uyumak istemiyorum) anne yedim ok (yemek istemiyorum ) olumsuz eki yok yağızda şuanda..


Koca adam gibi söz dinliyor anlıyorki her söylenene tamam evet hı diyor.. Sohbet ediyor kızıyor bağarıyor bildiğin bir birey daha var evde..


Gündüz tamamen bezsiz geziyor dün gecede bezsiz yatırdım sabah kuru kalktı dışarı çıktığında bez bağlıydı geçen gün kipadayız çişim geldi dedi annecim bezin var altında yapabilirsin tuvalet olmayabilir burda dedim anne hayır çişim geldi dedi tekrar ozaman eve gidinceye kadar tut çişini dedim beklemeyi tutmayı öğrensin diye sustu.. Tam çıkıyoruz anne çişim geldi dedi tekrar baktım olmayacak aaa bak burda varmış tuvalet görmemişim dedim babasıyla aldılar wc nin yolunu çok hoşuma gitti. Bakalım şimdilik hayat bezsiz daha güzel diyoruz..
Boya yapmayı, kepçe iş makinaları ile oynamayı kitap okumamı kayu izlemeyi çiçek sulamayı toprakla oynamayı çok seviyor buara.
Pek paylaşımcı değil bu aylarda normal olarak herşey onun herşeye o karar vermek istiyor istediği olmayınca eğer çok kızdıysa elindekini atıyor. Arada krizleri oluyor ama ilgisini başka şeye çekerek yada onu değil ama bunu yapalım diyerek sakinleşiyor..

Yağız oğlan maceralarına bir yenisini daha ekledi.. Dün sabah odasına girdi kapıyı kapattı tokmağın sesini duydum yanına gitmemle kapının kapanması kilitlenmesi bir oldu.. Tokmağı çevirirken sanırım kilidine bastı böylelikle balkon kapılı 3. katta olan odasında kilitli kaldı. Neyseki kilit kırıldı kapı açıldı. Kapı açıldığında en köşeye tünemiş anne korktum diye ağlağan bir can vardı eli yüzü kıpkırmızı ağlamaktan anne bida aptım yok diye diye ağladı sarıldı kıyamam ben sana bu korku sanada bana da yetti
Bugünlük bizden haberler bunlar..

9 Ağustos 2011 Salı

Buara en basit şeylerden çok mutlu oluyorum..

 En küçük şeyden balkonu yıkadıktan sonra çıkan temizlik kokusundan yıkarken çiçekleri sulamaktan suladıktan sonra çiçeklerin hemen canlanmasından yağızın balkondaki sulara şap şap ayaklarını vurmasından akşamları kocayla o temiz balkonda içilen yorgunluk kahvesinden yağızın 4 gündür günün çoğunluğunu hatta bütün günü bezsiz geçirmesinden ben evdeyken anne çişim geldi demesinden çişini yaptıktan sonra yüzündeki gülümsemeden yaşasın demesinden, sabah ezanına uyandığımdan, ezan sesini duyduğumdan, sabah o serinlikte ohh mis gibi uyuduğumdan çok mutlu oluyorum..
Deli annem yazıyorya mutluluk dersleri, bugün bende yazayım dedim kendime hayatta ne kadar çok mutlu olduğum şey var onu hatırlatmak istedim kendime gerçektende ben buara bu yukarda yazdığım şeylerden çok mutlu oluyorum.. Şükürler olsun..


3 Ağustos 2011 Çarşamba

Yeni görünüm..

Değişiklik istedim blogda . Nasıl olmuş..


Ben hala kendi bloğuma yorum yazamıyorum ve yazı karakterimi burda kayıtlı olanlardan farklı olmasını istiyorum nasıl olacak o bilen var mı??

1 Ağustos 2011 Pazartesi

Ucak oldum uctum...

2 yaşına kadar şükür ki abartılacak bir düşme kalkma durumumuz olmadı çokta zırt pırt düşen bir çocuk olmadı biraz temkinlidir garanticidir gözükaradır ama emin olduktan sonra.. 2 yaşına girdiği saatlerde 9 aylıktan beri çıktıp indiği merdivenlerden aşağıya yaklaşık 8-10 basamak kadar uçak gibi uçup aşağıya çakıldı bakmayın böyle şakacı konuştuğuma neler hissettiğimi azçok bilirsiniz. Öldüm bittim gittim ben biraz soğuk kanlıyımdır bu durumlarda ama o gün pek sıcak kanlı oldum ben telaşlasınca o daha da çok ağlamaya başladı sonra hemen toparlanınca herşey normale döndü, çok şükür birşeyi yok... Ertesi gün nasıl düştün uçtun aşağıya diye bir konuçma geçti aramızda.. Arkasından babam aradı konuşuyorkar dedesine düştüm ucak oldum uctum diye anlatıyor babamda ne diyor bu dedi.. Ucak olmuş uçmuş..
Kaşı gözü sağlam ama o günden beri rekor kırıyor hemen hemen hergün düşüyor bir yerlere vuruyor..

Yeni annelere bu konuda bazı önerilerim var.. Çocukların düşmesinde veya küçük kazalarda neler hissedildiğini hepimiz biliyoruz elf in tabiriyle kalbimiz kıyma makinasına giriyor kıyılıyor kan basıncımız düşüyor bayılacakmış gibi oluyoruz elimiz ayağımıza dolaşıyor mahfoluyoruz evet bunların hepsinin bende fazlasıyla hissediyorum ama elimden geldiğince hissettirmiyorum.. Çünkü biz panikledikçe onların telaşları artıyor daha da çok ağlamaya başlıyorlar hatta çoğunlukla krize giriyorlar ağlamaktan bazen acılarından değil telaşlarından bizi öyle gördüklerinden ağlıyorlar..
Çok zor ama olabildiğince soğukkanlı yaklaşıp gerilimi ona hissettirmeden evet düştün canın acıdı ama geçecek şimdi krem sürelim buz tutalım bakalım geçecekmi vs diye yaklaşınca ve biraz konudan uzaklaşınca daha çabuk sakinleşiyor ben genellikle farklı konular hakkında birşeyden bahsedip orasında burasında birşey varmı diye iyice kontrol ediyorum o sakinleşirken normale dönerken bende normale dönüyorum.. Ah vah tüh evladım ne oldu gittimş bittimi diye yaklaşıldığında olay krize dönüşebiliyor...
Tabiki herkesin yapısı bir değil herkes aynı değil ama elimizden geldiğince sakin olursak daha çözümsel olursak herşey daha çabuk iyileşiyor..

26 Temmuz 2011 Salı

Bugün senin doğum günün..

Bugün senin doğum günün..



Dün gibi aklımda unutmak mümkün değiil sabah telaşla kalktım son saatlerin dedim bendeki, bana bağımlı yaşadığın son saatlerin son dakikaların bağımız kopuyor dedim gidiyorsun benden..

Evi topladım, tekrar eşyalara göz attım eksik varmı diye eksik olsa ne olacak sanki ama telaş işte, çiçekleri suladım tamam hazırım dedim. Kendim kullanayım arabayı dedim yok dedi baba bugün ben kullanayım 9 ay hamilelikten eser yoktu son saatlerde bari hamileymişsin gibi davran dedi peki dedim, oturdum yan koltuğa doğru sana kavuşmaya...
Son bana bağlı fotoğrafında belliydi nasıl olacağın, kime benzeyeceğin, ne kadar çirkin olacağın..

Çok ağladın haklıydın bende yaşadığın 9 karanlık dar aydan sonra çok ağladın..Sonra yanıma geldin, sustun ben ağladım..
Seni gördüğüm ilk saniyede çok çirkinsin dedim sana çirkinsin ama benimsin, benimlesin.. Hoşgelmişsin aramıza..

Beni anne yaptığın o gün değişti hayat bende..

İyiki doğdun. Doğum günün kutlu olsun. Şansın bahtın hep açık olsun..







.

IsTaNbUl 1

Döndük evimize 5 gün oldu hatta, çok tembel oldum ben bu blog konusunda okuyorum yorum yazıyorum ama kendi bloguma yazamıyorum..
Hem tatil hem düğün hem sağlık nedenlerinden dolayı istanbuldaydık.. İlk gittiğimiz gün düğüne ertesi gün göz doktoruna diğer günlerdeyse gezmelere..
Babamın göz kontrolü aynı zamanda benim göz kontrolüm içim hastaneye gittik babam gayet iyi şükür.. Ben ise sol göz 2 numadanda fazla miyop sol gözde ise retina duvarında incelme varmış.. Sol gözümden lazerle küçük bir operasyon oldu sağ göz içinse yine lazerle operasyon için zaman belirledik.. Gözlükten kurtulacağım inş. Aralık gibi..
Gezmeler anlatılmakla bitmez güzel anılarla döndük..
dev akvaryumu ziyaret ettik, boğaz turu yaptık, çok alışveriş merkezini ziyaret ettik, telli babada dua ettik, beylikdüzü pazarını gezdik..




15 Temmuz 2011 Cuma

İstanbuull...

Tıngır mıngır gidiyor herşey. Şükür bunada kötü gitmesindense tıngır mıngır gitmesi iyi birşey..

Bu akşam istanbula gidiyoruz yağız oğlan,anane,dede,niloş,dayı ve küçük anneyle..  Azıcık endişeliyim uçak konusunda nasıl durdururum onu 45 dakika diye oyuncak kitap yüklenip binmek lazım uçağa..
Biraz ters oldu bizim iş bütün istanbul bodruma taşınırken biz istanbula. :)
Güzel olacak..Çoluk çocuk 5-6 gün oralardayız..

Dönüşte güzel anılarla resimlerle buralardayız..

27 Haziran 2011 Pazartesi

Yorumsuz

Ben hala kendi sayfama ve bazı sayfalara yorum yazamıyorum...!!!

24 Haziran 2011 Cuma

2 yaşa bir kala yağız

Çok iyi çok şükür.. Geçen hafta pazar denize girme sevdasıyla denize doğru yürüdü o yürüyüş. Nille su kurbağası gibi hiç sudan çıkmadılar. Hatta yağız ilk denememize rağmen tabiki kontrolümüzde kolluklarla bizden yardım almadan suda kaldı kalmak için çırpındı yüzdü..Bizde keyifle izledik onu. Ben oğlumu sevdiğimi yazmışmıydım daha önce çok seviyorum onu.

O keyifli oldukça, güldükçe, sağlıklı oldukça ben & biz daha mutlu oluyoruz..Çok şükür.

Sanırım çoğu çocuk böyle bilmiş bu zamanda.. Herşey hakkında bir fikirleri var çok gözlemciler. Tekil konuşayım şu durumda yağız çok dikkatli heran herşeyi alıyor kapıyor. Bu ara en çok söylediği kelime Bu. Ama soru anlamında buuu? Soruyor bilmediği görmediği emin olamadığı herşeye buu? diye soruyor ne olduğunu ne işe yaradığını anlamaya çalışıyor cevap veriyoruz anlıyor ki hı diye onaylıyor :)

Emzik tamamen çıktı hayatımızdan, 2 yaşına girmeden çok şükür çok zorlanmadan bıraktık, hemde plan program dahilinde olmadan aynı anne sütünde olduğu gibi. Çok uzun zaman olmuştu gündüzleri emziği ortadan kaldırmıştım sadece uyuyacağı zaman ortaya çıkarıyordum anlatıyordumda sadece uyurken emzik kullanılır diye uykuya dalıncada ağzından alıyordum.. Sonrasında zaten emziği bulamama olayını biliyorsunuz bahane oldu ve ogün emzik okk oldu..Gülşahın oğlu merte bayılıyor ayağını incittiğimiz gün mert; ben senin emziğini attım dedi gülşahta denize atmış mert memeni dedi arkasından ben ekledim sen artık mert gibi abi oldunya onun için mert senin memeni denize atmış artık meme yok dedim büyüdün, hıı dedi.. yine anladı :)

Arada krizler oluyor tabiki ama abartılacak kadar olmadı henüz ama bu olmayacağı anlamına gelmiyor biliyorum.. Çoğunlukla ılıman bir yapıya sahip ama bazen annesi gibi dik kafalı babası gibi çabuk sinirlenen oluyor. Çok üstüne gitmeden fazla büyütmeden başka konulara geçiyoruz böyle durumda aklını karıştırıyoruz sorunu çözüyoruz ama bazen taktımı takıyor nuh diyor peygamber demiyor :)

3 kelimelere geçtik artık çoğunlukla anlatıyor sıkıntısını, kelime bulamadığında kem kum yuvarlıyor lafları ağzında.. Geçen sabah uyandı aldım yataktan ben kendi yatağıma yattım anne kalk süt getir dedi bana şaşkınlıkla bakakaldım tekrarları anne süt getir..
Ben bireyim diyor çoğunlukla karnı aç olsun tok olsun mutlaka masaya oturur yer.. Artık çorbalar dahil (çorbaları döke saça yiyor) herşeyi kendisi yiyor. En sevdiği yemek diye birşey yok gibi bakla dışında hemen hemen her yemeği yiyor.
Ambulansa bayılıyor anlatıyor hasta doktor aaagaaaa diye sesini çıkarıyor.
Boya yapmayı kalemle yazmayı seviyor buaralar.
Bahçeyi bahçe işlerini çiçek sulamayı çok seviyor.

Bir ay kaldı 2 yaşına bir planımız yok o farkında oluncaya kadarda büyük kutlama yapmayı düşünmüyoruz. Büyüsün arkadaşları olsun farkında olsun ozaman büyük kutlamalar. Aile arasında pastalı üff olur herhalde o kadarını anlıyor çünkü..



20 Haziran 2011 Pazartesi

Ben bir anneyim..

Hafta sonu bir arkadaşımın kızının doğum günü vardı. Çim alanla bir sürü cocuğun olduğu müzikli eğlenceli bir doğum günü. İş çıkışı yetiştim güne..
Girer girmezde elifin değimiyle kalbim kıyma makinasına girdi .
Bütün çocuklar koştururken oynarken benim minik fare sandalyede oturmuş onları izliyordu beni gördü çırpındı eliyle işaret ederek anne gittim?? çocukların yanına gidelim mi diyor. Aldım kucağıma gittik yere inmek istedi indirdim acıdı dedi kucağıma geldi, bu sahne birkaç kez tekrarlandı.
En son yere indirdim arada emekleyerek arada sürünerek çocuklara katılmaya çalıştı.

Evet ben bir anneyim ve haddinden fazla sulu gözün ta kendisiyim. Çok şükrettim o gün şükürler olsun geçici birşey dedim aklıma kalıcı olan çocuklar ve anneleri geldi. Allah hepinize yardım etsin size çok kuvvet versin.

18 Haziran 2011 Cumartesi

Ayağını inciten yağız oğlana birkaç gün yürümek yok..

Dün akşam gülşahla mertle yemek yiyecek, gezecektik sözde..Arabayı park ettim parka kendisi inmek istiyor artık arabadan indi iner inmez dengesini kaybetti düştü ayağını tutarak acıdı dedi. uğuştuğunu düşündüm arabsına oturttum, bir süre sonra yürüsün diye indirdim araban yok yine acıdı diye bağırdı dengesini kaybetti ayağının üstüne basmıyor yürümüyor.

Vakit kaybetmeden hastaneye, film çekildi yağızın tabiriyle ayağının fotoğrafını çektiler. Kırık çıkık yok şükür sanıyorumki arabadan inerken ayağını burktu yada sıkıştırdı. İncinmiş hafif şişlik var. İsterseniz alçıya alalım birkaç gün hareketsiz olsun istersenizde siz dikkatli olun idare edin karar sizin dedi doktor. Alçıya aldırmak sorun değilde onu o şekilde 3-4 gün tutmak var. Birkaç gün alçısız deneyelim olmadı p.ertesi alçıya alırız dedim.
Şimdilik kendisi zaten yürümek istemiyor canı yanıyor basamıyor. İnşallah alçıya gerek kalmadan iyileşir..

16 Haziran 2011 Perşembe

Emzik ook

Dün sabah uyandığında emziği ağzındaydı nasıl olduysa 2 dk içinde emzik kayıp işe geç kalmama rağmen arandım arandım bulamadım. Kaybetmeseydin dedim içimden cezalısın bugün memme yok.. Yine içimden eyvah diyorum k.valideye sıkıntı yapmasın öğle uykunda. (akşama eve geldiğimde koltuğun altında buldum)

Çok büyütmedim aslında sabahları erken kalktığından öğlenleri sızıp kalıyor genelde.. Babannesine sormuş oda yok emziğin annen bırakmadı dediş, uyuyup kalmış. Bende fırsat bu fırsat dedim gece uykusunda da vermedim emziğini biraz zor daldı uykuya ama hiç sormadı emziğini geç olsada uyudu..

Aradım k.valideyi sormadı bile bugün dedi. Hadi bakalım bahaneyle emziği bıraktı galiba. Konuşmak için henüz erken ama birkaç gün sonra bakalım..

Ben oğlumu çok seviyorum hemde çooookkk...